Magazin

Anjelik Calvin Sessizliğini Bozdu: Ahu Tuğba'nın Mirası Hakkında Çarpıcı Açıklama

Yeşilçam'ın efsanevi oyuncusu Ahu Tuğba'nın ani vefatı sonrasında zor bir dönemden geçen kızı Anjelik Calvin, İstanbul'da katıldığı bir etkinlikte ilk kez konuştu. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki evlerinde yaşadığı korku dolu günleri, çalınan eşyaları ve miras konularını içtenlikle anlatan Calvin, duyanları derinden etkiledi. İşte gelişmenin tüm ayrıntıları.

Geçtiğimiz 1 Eylül 2024 tarihinde Miami'de kızıyla birlikte yaşadığı evde 69 yaşında hayata veda eden usta sanatçı Ahu Tuğba'nın kaybı, sanat camiasında büyük bir hüzne neden olmuştu. Ölümünün ardından başlayan şüpheli durum değerlendirmeleri ve uzayan otopsi süreci, aileyi maddi ve manevi olarak yıpratmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın devreye girmesiyle cenazesi ancak 27 gün sonra Türkiye'ye getirilebilen ünlü ismin kızı Anjelik Calvin, o günden bu yana gözlerden uzak bir yaşam sürüyordu. Uzun süren sessizliğini İstanbul'da gerçekleştirilen bir organizasyonda bozan Calvin, annesinin vefatının ardından Miami'deki evde yaşadığı sarsıcı olayların perdesini araladı. Olayın özü, bir evladın annesini kaybettikten sonra tek başına göğüslemek zorunda kaldığı büyük bir psikolojik mücadeleyi gözler önüne seriyor.

ANNESİNE BENZETİLMESİNE İLGİNÇ YANIT

Etkinlik sırasında basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılaşan Anjelik Calvin, kendisine yöneltilen soruları samimiyetle cevapladı. Özellikle annesi Ahu Tuğba'ya olan fiziksel benzerliği üzerine yapılan yorumlara oldukça mütevazı bir yaklaşım sergiledi. Annesinin yerinin doldurulamaz olduğunu vurgulayan Calvin, "Benzemiyorum. Ben annemin sümüğü bile olamam" ifadelerini kullandı.

AMERİKA'DAKİ EVDE YAŞANAN KORKU DOLU GÜNLER

Annesinin vefat ettiği Miami'deki evde yalnız kaldığı süreçte ciddi bir psikolojik sınav verdiğini belirten genç isim, o dönemde adeta bir kabusun ortasında kaldığını anlattı. Yaşadığı şokun etkisinden uzun süre çıkamadığını dile getirerek, o günlerdeki ruh halini ve karşılaştığı tüyler ürpertici manzarayı şu sözlerle aktardı:

"Amerika'daki evde psikolojik travma atlattım. Otelde kaldım; babam benim için 20-30 bin doların üstünde para harcamıştır. Evimi fareler basmıştı. 'Acaba ev lanetlendi mi' dedim, meğer sonradan öğrendim ki bütün binayı basmış. Annemin öldüğü yatak bir de tam karşımda duruyordu... Zaten kanlı yastığı vesaire hepsini saklamışım. Her şey üst üste geldi, çok büyük bir kriz atlattım."

ÇALINAN HATIRALAR VE MİRAS TARTIŞMALARI

Anjelik Calvin'in açıklamaları yalnızca yaşadığı travmayla sınırlı kalmadı. Usta sanatçının ölümünün ardından geride kalan kişisel eşyalarının akıbeti hakkında da konuşan Calvin, annesinin anılarının çalındığını belirterek büyük bir üzüntü yaşadığını ifade etti. Kargaşa dolu o süreçte eşyaların birçoğunun kaybolduğunu anlatarak, "Annemin hatıralarını da saklayamadım, kaos gibiydi, hepsini çalmışlar. Annemden hiçbir şey kalmazsa bile terlikleri var, pembe anne geceliği var" şeklinde konuştu.

MADDİYATIN ÖNEMSİZLEŞTİĞİ O AN

Son dönemde magazin gündemini meşgul eden miras iddialarına da açıklık getiren Calvin, annesinden kalan mal varlığına dair iç burkan ifadeler kullandı. Ölüm gerçeğiyle yüzleştikten sonra para veya mülkün hiçbir değerinin kalmadığını, tek isteğinin annesinin yaşaması olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı:

"5 kişiye yetecek mirası kaldı, günahtır net bir rakam söyleyemem. Ama ben annemin ölü bedenini kendi gözlerimle gördüm; o saatten sonra paranın o kadar hiç değeri yok ki... Keşke param olmasaydı da annem hayatta olsaydı. Herkes annesinin değerini yaşarken bilsin."