Gündem

Diyanet 30 Ocak Cuma hutbesini paylaştı! Bu hafta Hutbede "Tövbe" vakti var

Milyonlarca Müslüman'ın manevi huzurla beklediği 30 Ocak tarihli Cuma hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından resmi olarak erişime açıldı. Bu haftaki hutbe, bireyin iç dünyasına yönelerek manevi bir arınma kapısı aralıyor. Özellikle 'Berat Kandili' müjdesinin de yer aldığı metin, inananları geçmiş hatalardan ders çıkarmaya ve yeni bir başlangıç yapmaya davet ediyor. İşte 30 Ocak Cuma hutbesinin tam metni...

İslam dininde toplumsal dayanışmanın ve manevi eğitimin en önemli kürsüsü olan hutbeler, bu hafta 'Tövbeye Yönelmek' başlığı altında birleşti. Müslümanların bir araya gelerek ortak bir ibadet atmosferini soluduğu Cuma namazında okunacak olan metin, hem dini sorumlulukları hatırlatıyor hem de toplumsal farkındalığı güçlendirmeyi hedefliyor. Diyanet, yayımladığı bu rehberle müminleri bir kez daha ilahi rahmetin sonsuzluğuna davet ediyor.

BERAT KANDİLİ VE MANEVİ YENİLENME MÜJDESİ

Hutbede öne çıkan en önemli başlıklardan biri, önümüzdeki haftayı Salı'ya bağlayan gece idrak edilecek olan Berat Kandili oldu. Ramazan ayının habercisi olarak kabul edilen bu mübarek gece, hayata yeni bir başlangıç yapmak isteyenler için bir fırsat olarak nitelendiriliyor. Müminlerin ruhlarını huzursuz eden günahlardan arınması ve ailevi bağlardan ticari hayata kadar her alanda haramdan uzak durulması gerektiği, hutbenin ana mesajları arasında yer alıyor.

HATADAN DÖNMENİN ERDEMİ VE İLAHİ RAHMET

İnsanın fıtratı gereği yanılabilen bir varlık olduğu hatırlatılan metinde, hatada ısrar etmemenin takva sahibi müminlerin bir özelliği olduğu vurgulanıyor. Küçük görülen hataların zamanla kalbi karartabileceğine dikkat çekilirken, yüce Allah'ın rahmetinden ümidin kesilmemesi gerektiği belirtiliyor. Hutbe, ömür sermayesinin hızla tükendiği bu dünyada, ahiret saadetine ulaşmak için samimi bir tövbenin en büyük kazanç olacağını işaret ediyor.

30 OCAK CUMA HUTBESİ TAM METNİ: TÖVBEYE YÖNELMEK

Muhterem Müslümanlar! Bir defasında Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ölüm döşeğinde olan bir gencin ziyaretine gitti ve ona 'Kendini nasıl hissediyorsun?' diye sordu. O genç, 'Ey Allah'ın Resûlü! Rabbimin rahmetini ümit ediyorum, ama günahlarımdan da korkuyorum' diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurdu: 'Bir kulun kalbinde ümit ve korku bir arada olunca, Allah ona umduğunu verir, korktuğundan da onu emin kılar.'

Aziz Müminler! İnsan, beşerdir; unutur, yanılır, hata eder. Kimi zaman Rabbinin emir ve yasaklarına uymakta rehavete kapılır, kimi zaman da kul ve kamu hakkını gözetmeyerek günaha dalar. Ancak şu hususlar çok önemlidir: Kişi, günahlarını küçük görmemelidir. Haramlarla övünmemelidir. Hata ve yanlışlarında ısrar etmemelidir. Cenâb-ı Hak, takva sahibi müminlerin bu özelliğini bizlere şöyle haber vermektedir: 'Onlar, çirkin bir şey yaptıklarında veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah'ı hatırlar, hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.'

Değerli Müslümanlar! Zaman hızla akıp gidiyor. Ömür sermayemiz tükeniyor. Her geçen gün, ahiret hayatına bir adım daha yaklaşıyoruz. Dikkat edelim! Şu kısacık hayatımızın sonucu, ebedi mutluluk veya hüsrana uğramak olabilir. Bizim için en bereketli kazanç; Rabbimizin razı olduğu amelleri eda etmek, Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in güzel ahlakını kuşanmaktır. İyilikleri düstur edinmek, kötülüklerden uzak durmaktır. En büyük kaybımız ise; 'Nasıl olsa Allah affeder', 'Vakti gelince tövbe ederim' gibi düşüncelere kapılarak günahlara dalmak, tövbe kapısını aralamayı ihmal etmektir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde, 'Her insan hata yapar; hata yapanların en hayırlısı ise hatasına tövbe edendir' buyurmaktadır.

Kıymetli Müminler! Önümüzdeki Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan gece, Ramazan ayının müjdecisi olan Berat Kandilini idrak edeceğiz. Bu mübarek geceyi, hayatımıza yeni bir başlangıç için fırsat bilelim. Hatalarımızı gözden geçirelim, işlediğimiz günahlara tövbe edelim. Ruhumuzu huzursuzluğa, ailemizi mutsuzluğa, iş ve ticaretimizi bereketsizliğe götüren her türlü haramdan uzak duralım. Zaaflarımıza yenik düşüp günaha düştüğümüzde ise Yüce Rabbimizin af ve mağfiretine sığınalım. Unutmayalım ki, günah, kalpte iz bırakan bir leke gibidir. Küçük görülen bu leke, süreklilik arz ederse giderek büyür ve kalbin kararmasına sebep olur. Kalp kararınca da akıl, idrak edemez; göz, hakkı göremez; kulak hakikati duyamaz, dil doğruyu söyleyemez hale gelir.

Bu vesileyle Berat Kandilinizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu müjdesiyle bitirmek istiyorum: 'De ki: Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.'