Türkiye'nin önde gelen isimlerinden iş insanı Ali Koç’un eşi Nevbahar Koç, uzun yıllardır yaşadıkları Boğaz'daki eşsiz yalılarında dünyaca ünlü bir ismi ağırladı. Dünyanın en prestijli iç mimarları arasında gösterilen ve uluslararası alanda büyük üne sahip Martyn Lawrence Bullard, bu özel yapıyı ziyaret eden isim oldu. Sadece ihtişamı ve zarif tasarımıyla değil, aynı zamanda barındırdığı tarihi dokuyla da dikkat çeken yalı, ünlü tasarımcıyı adeta büyüledi. İkilinin buluşması, yapıya dair bilinmeyen birçok mimari detayı ve yıllar öncesine dayanan sürpriz bir dostluk hikayesini de beraberinde getirdi.

DÜNYACA ÜNLÜ TASARIMCIDAN ŞAŞIRTAN LOS ANGELES İTİRAFI
Ziyaret sırasında yapının büyüleyici atmosferine olan hayranlığını gizleyemeyen usta tasarımcı Bullard, yalıyı büyük bir şehirde bulunabilecek en kıskanılacak ve en etkileyici mekanlardan biri şeklinde nitelendirdi. Nevbahar Koç ile aralarındaki bağın çok eskilere dayandığını belirten ünlü iç mimar, kamuoyunun pek bilmediği o yılları şu sözlerle anlattı:
"Nevbahar evlenmeden önce, 20’li yaşlarında Los Angeles’ta benim asistanım olarak çalışıyordu. Tasarım süreçlerini, neyin işe yarayıp neyin yaramayacağını, tasarım teorisini benden öğrendi ve en iyisini öğrendi. Şimdi ise Türkiye’nin en etkili hayırseverlerinden biri, harika bir anne ve sanat hamisi oldu. Onunla gurur duyuyorum."

ZORLU MİMARİ YAPIYI YENİDEN ŞEKİLLENDİREN SÜREÇ
Yıllar önce ustasından öğrendiği tasarım prensiplerinin bugünkü hayatına olan katkılarına değinen Nevbahar Koç, tarihi yapının geleneksel mimarisinden kaynaklanan zorlukları aşmak için büyük çaba sarf ettiğini dile getirdi. Mekanın dekorasyon sürecini detaylandıran Koç, yaşadığı deneyimi şu ifadelerle aktardı:
"Tasarım aslında matematiksel bir şey. Tasarım teorisini öğrenmek hayatım boyunca bana çok yardımcı oldu. Burası mimari açıdan zor bir yerleşime sahip; geleneksel yapısı gereği bir büyük salon ve ona açılan dört küçük odadan oluşuyor. Bu yalıyı bu hale getirebilmek için gerçekten çok uzun süre çalıştım."

Diğer yandan ziyaretten yansıyan karelerde, yapının geniş salonunu süsleyen özel bir sanat eseri de gözlerden kaçmadı. Ali Koç ve Nevbahar Koç'un resmedildiği düşünülen bu görkemli tablo, mekanın dikkat çeken detayları arasında yerini aldı.

KAYINPEDERİN ANLAMLI HEDİYESİ VE AİLE YADİGARI
Görkemli yapının estetik değerinin ötesinde, Koç ailesi için çok derin bir manevi anlam taşıdığı da ortaya çıktı. Evi sadece bir yaşam alanı değil, geçmişle geleceği bağlayan bir köprü olarak gören Nevbahar Koç, yapının eşi için taşıdığı değeri ve modernizasyon sürecini anlatırken şu cümleleri kurdu:
"Burası iki çocuğumuzla birlikte yaşadığımız tam bir aile evi. Eşim Ali Koç da bu evde büyüdü. Ali’nin babası Rahmi Koç bu evi bize verdi. Biz de yalıyı devraldıktan sonra, aslına sadık kalarak yeniden modernize ettik. Neyse ki Ali de çok zevklidir, kendine has bir tarzı ve stili vardır."

Next




