İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen ekranların tanınmış yüzü Ela Rümeysa Cebeci, aylar süren esaretin ardından ilk kez hislerini kamuoyuyla paylaştı. Geçtiğimiz aralık ayında başlayan zorlu sürecin ardından nisan ayı sonlarında ev hapsi koşuluyla özgürlüğünün bir kısmına kavuşan ünlü isim, takipçileriyle uzun bir metin paylaştı. Cezaevi günlerini sadece fiziksel bir kısıtlama değil, aynı zamanda ağır bir iç hesaplaşma dönemi olarak nitelendiren Cebeci'nin sözleri sosyal medyada geniş yankı buldu.
İÇERİDE TUTAMADIKLARI VE BÜYÜK YÜZLEŞME
Özgürlüğünden mahrum kaldığı dönemi kişisel hesabından takipçilerine aktaran ünlü spiker, paylaştığı metne dikkat çekici bir başlık attı. Hayatının en zorlu dönemecinden geçtiğine işaret eden Cebeci, hapis hayatının aslında sanıldığından çok daha farklı bir imtihan barındırdığını dile getirdi. Kendi iç dünyasına doğru uzun bir yolculuğa çıktığını belirten Cebeci, durumu şu sözlerle özetledi:
"İçeri girmeden önce en büyük sınavın özgürlüğümü kaybetmek olduğunu sanıyordum. Yanılmışım."
Bu cümlenin ardından asıl meselenin karakter bütünlüğünü korumak olduğuna dikkat çeken Cebeci, "Asıl sınav, ahlakını şartlara teslim etmemekmiş." diyerek sürece dair ilk derin tespitini yaptı.

BEDENİ SINIRLAYAN DEMİR KAPILAR VE NEFİS MÜCADELESİ
Kendisinin yaşadığı tecrübeyi felsefi bir boyutta ele alan ve insanın en zor anlarında gerçek kimliğiyle baş başa kaldığını vurgulayan tanınmış spiker, cezaevi duvarlarının sadece fiziksel bir engel teşkil ettiğini savundu. Bu dönemdeki en çetin savaşını kendi içinde verdiğini belirten Cebeci, duygularını şöyle ifade etti:
"İnsanın en büyük mücadelesi demir parmaklıklarla değil, kendi nefsiyle."
Zorlu koşulların insan doğası üzerindeki etkisini çarpıcı bir benzetmeyle anlatan ünlü isim, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Demir kapılar sadece bedeninizi sınırlar. Nefsiniz ise karakterinizi. Aynı ateş, birini küle çevirir; birini çeliğe. Farkı belirleyen şey, yaşadıkları değil; yaşadıkları karşısında verdikleri kararlardır. İnsan en çok, kimsenin onu alkışlamadığı zamanlarda kim olduğunu gösterir.”
KÜÇÜK TAVİZLERİN BÜYÜK YIKIMLARI
Yaptığı paylaşımda psikolog ve yazar Viktor Frankl'ın düşüncelerine de yer veren Cebeci, insanın zor şartlar altındaki seçme özgürlüğüne vurgu yaptı. Dört ay boyunca en çok kendi doğrularını sorguladığını aktaran spiker, "İçeride en çok şunu düşündüm." diyerek şu önemli satırları kaleme aldı:
"Nefis, insanı bir anda yenmez. Önce doğrularını tartıştırır. Sonra ilkelerini esnetmeye çalışır. Her tavize makul bir gerekçe bulur. İnsanı, doğrularından milim milim uzaklaştırır. Önce küçük bir taviz ister. Sonra bir tane daha. Çünkü karakter, büyük kararlarla değil; küçük tavizlerle aşınır. Viktor Frankl, insanın elinden pek çok şey alınabileceğini; fakat yaşadığı koşullar karşısında nasıl bir tavır alacağını seçme özgürlüğünün elinden alınamayacağını söyler. İçeride bunun ne demek olduğunu anladım."
Bu aydınlanma sürecinin ardından hatalarını kabul ettiğini belirten Cebeci, "Eksiklerimle yüzleştim. Nefsimle yüzleştim. Ve anladım ki insanı büyüten şey, acının kendisi değil; o acının içinden nasıl bir insan olarak çıktığıdır." diyerek mesajını noktaladı.
SORUŞTURMA DOSYASINDA NELER YAŞANMIŞTI?
Ekranların tanınan simalarından olan Ela Rümeysa Cebeci'nin cezaevi süreci, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmayla başlamıştı. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan tahliller sonucunda yasaklı madde kullandığı tespit edilen spiker, ifadesinde bu durumu farklı bir ülkenin kurallarına bağlamıştı. Sorgusu sırasında, "Yurt dışında uyuşturucunun serbest olduğunu bildiğim için böyle bir hataya düştüm." şeklinde savunma yapan Cebeci, savcılık aşamasındaki ek ifadesinde ise kesinlikle kimseye madde temin etmediğinin altını çizmişti. Geçtiğimiz aralık ayında tutuklanarak parmaklıklar ardına gönderilen ünlü isim, 24 Nisan tarihinde alınan kararla ev hapsi uygulanarak tahliye edilmişti.
Next




