Derlenen verilere göre 2025 yılı, altının tarihi yükselişine sahne olan yıllar arasına girdi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecine başlaması, büyük merkez bankalarının altın rezervlerini artırması ve küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, altın fiyatlarını yukarı taşıyan başlıca etkenler oldu.
Fed’in geçen yıl toplam 75 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirmesi ve bu yıl da iki faiz indiriminin daha gündemde olması, altına olan talebi canlı tuttu. ABD Başkanı Donald Trump’ın agresif faiz indirimi çağrıları ve ekonomi politikalarına ilişkin belirsizlikler de yatırımcıların güvenli liman arayışını güçlendirdi.
Güvenli liman talebi fiyatları yukarı taşıdı
Altın, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde “güvenli liman” özelliğiyle öne çıkarken, Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD ile Venezuela arasındaki gerilimler fiyat hareketlerinde etkili oldu. Merkez bankalarının rezervlerini dolar ağırlığından uzaklaştırarak altına yönelmesi de yükselişi destekledi.
Hindistan’da emeklilik fonlarının varlıklarının yüzde 1’ini altın ve gümüş ETF’lerine ayırmasına izin verilmesi, küresel talebi artıran bir diğer gelişme olarak öne çıktı.
Aylık bazda güçlü performans
Yıla 2 bin 623 dolardan başlayan altının ons fiyatı, yıl boyunca dalgalı ancak yükseliş ağırlıklı bir seyir izledi. Ons altın ocak-mart döneminde güçlü artışlar kaydederken, temmuz ayında sınırlı bir düşüş yaşadı. Yılın son çeyreğinde yeniden ivme kazanan altın, aralık ayında 4 bin 549,94 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü ve yılı 4 bin 313 dolardan tamamladı.
Bu performansla ons altın, yatırımcısına 2025’te yüzde 64,2 kazandırarak 1979’dan bu yana en yüksek yıllık getirisini sağladı.
Uzmanlar yükselişin sürebileceğini söylüyor
Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, altındaki yükselişin faiz indirim beklentileri, jeopolitik riskler ve küresel mali koşullarla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, “Teknik göstergeler aşırı alım bölgesine işaret etse bile temel dinamikler altın için hâlâ yükseliş yönünde” değerlendirmesinde bulundu.
KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer ise merkez bankalarının çeşitlendirme amacıyla altın alımlarını sürdürdüğüne dikkat çekerek, altının para birimlerindeki değer kaybına karşı güçlü bir koruma aracı olarak görülmeye devam ettiğini ifade etti.