Küresel piyasalarda dalgalı bir seyir izleyen altın, yılın ilk ayında ulaştığı tarihi zirvelerin ardından yönünü aşağı çevirdi. Uzun süredir yatırımcıların en çok güvendiği liman olma özelliğini taşıyan değerli metal, son dönemde yaşanan jeopolitik ve ekonomik gelişmelerin gölgesinde zorlu bir sınav veriyor. Uluslararası piyasaları mercek altına alan finans uzmanları, özellikle Orta Doğu'daki gerilimin tedarik zincirleri ve enerji maliyetleri üzerindeki baskısının altın fiyatlarına doğrudan yansıyabileceğine işaret ediyor. Yatırımcıların kısa vadede alacağı kararların büyük riskler barındırdığı vurgulanırken, piyasaları sarsabilecek yeni tahminler gündeme geliyor.
FİYATLARDA SERT GERİLEME İHTİMALİ
Finans dünyasının yakından takip ettiği Citi, yayımladığı son değerlendirme notunda küresel piyasalar için uyarıcı bir tablo çizdi. Hazırlanan rapora göre, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın yaz aylarının sonuna kadar çözülememesi durumunda ons altın fiyatlarında sert kırılmalar yaşanabilir. Mevcut durumda 4.350 dolar seviyelerinde işlem gören altının, bu senaryonun hayata geçmesi halinde ons başına 3.500 dolara kadar gerileme ihtimali bulunuyor. Yaşanabilecek bu düşüş, değerli metalin değerinden yaklaşık yüzde yirmi oranında kayıp vermesi anlamına geliyor.
GÜVENLİ LİMAN ALGISI ZARAR GÖRDÜ MÜ?
Finansal çalkantıların yaşandığı dönemlerde piyasa katılımcılarının sığındığı ilk adres olan altın, mevcut konjonktürde alışılmışın dışında bir seyir izliyor. Kritik deniz yolundaki krizin aşılamaması, küresel çaptaki altın talebinde ciddi bir daralma yaratma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, beklenen bu daralmanın fiyatları dokuz ay önceki seviyelerine çekebileceğini belirtiyor. Özellikle ABD ile İran arasında şubat ayının sonlarında patlak veren gerilimin ardından, altının kriz dönemlerindeki sarsılmaz imajı yara aldı. Gelişmelerin ışığında, değerli metaldeki yükselişi destekleyen temel unsurlar yatırımcılar tarafından daha dikkatli sorgulanıyor.
KISA VADELİ İŞLEMLERDE RİSK UYARISI
Mevcut tablonun kısa vadeli riskleri beraberinde getirdiğini belirten banka analistleri, piyasadaki negatif eğilime dikkat çekiyor. Durumun barındırdığı hassasiyet raporda şu sözlerle ifade ediliyor: "Buralardan dip alımı yapmak, ancak gerilimin yeniden tırmanmayacağına dair güçlü bir görüşle anlamlı olur". Kurumun uzun vadeli projeksiyonları altını pozitif yönde değerlendirmeyi sürdürüyor. Diğer taraftan, zarar kesme stratejisi uygulamayan veya uzun vadeli bir yatırım planı bulunmayan piyasa aktörleri için kısa vadeli hareketlerin oldukça tehlikeli olabileceği hatırlatılıyor.
FAİZ ARTIŞI İHTİMALİ BASKIYI ARTIRIYOR
Jeopolitik risklerin yanı sıra makroekonomik veriler de fiyatlamalar üzerinde belirleyici rol üstleniyor. Geçtiğimiz günlerde ABD cephesinden gelen güçlü istihdam rakamları, yılın sonuna doğru yeni bir faiz artırımına gidilebileceği beklentisini kuvvetlendirdi. Sabit bir getiri sunmayan değerli metaller, yüksek faiz oranları ihtimali karşısında ciddi bir baskı hissediyor. Yaşanan gelişmelerin ardından Citi, üç aylık dönem için belirlediği altın fiyat hedefini revize ederek 4.300 dolardan 4.000 dolara çekti.
PİYASALARDAKİ TERS RÜZGÂRLAR DİNECEK Mİ?
Ekonomi çevreleri, altının bugün karşılaştığı engellerin temelinde doğrudan veya dolaylı olarak Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin ve artan enerji maliyetlerinin yattığını vurguluyor. Güçlenen dolar, yüksek reel faiz oranları, gelişmekte olan ülkelerdeki zayıf ekonomik veriler ve merkez bankalarının politika söylemlerindeki değişimler yatırımcı iştahını azaltan diğer faktörler olarak öne çıkıyor. Yaşanan bu zorlu sürecin kalıcı olmayabileceğini belirten uzmanlar, hazırladıkları raporda piyasanın geleceğine dair şu değerlendirmeye yer veriyor: "Hürmüz Boğazı'ndaki durum nihayetinde yatıştığında ve enerji fiyatları düştüğünde, altına yönelik ters rüzgârlar hafifleyecek ve altın fiyatı muhtemelen dip noktasına ulaşacaktır."