Bankacılık sektöründe tüketicilerle yaşanan finansal kesinti uyuşmazlıklarında ezber bozan bir döneme girildi. Kamuoyunda uzun süredir kabul gören ve emekli maaşlarından en fazla dörtte bir oranında kesinti yapılabileceğine dair yasal koruma sınırı, istinaf mahkemesinin son hükmüyle yeni bir hukuki boyuta ulaştı. Kredi işlemleri sırasında imzalanan belgelerdeki özel maddelerin, finans kuruluşlarına borç karşılığında gelirin tamamına müdahale etme hakkı tanıyabileceği yargı tarafından tescillendi. Özellikle nakit sıkışıklığı nedeniyle bankalara başvuran vatandaşların, önlerine konulan evraklardaki yasal yükümlülükleri çok daha dikkatli incelemesi gerekiyor. İşte finansal geleceği etkileyecek hukuki mücadelenin tüm safhaları.

Muhittin Böcek Neden Adliyede? Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Etkin Pişmanlık İstedi!
Muhittin Böcek Neden Adliyede? Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Etkin Pişmanlık İstedi!
İçeriği Görüntüle

YILLAR SÜREN MAHKEME SÜRECİ VE BORÇ SIKINTISI

Adana'da hukuki boyuta taşınan olaylar zinciri, 2015 yılında bir vatandaşın bankadan kredi almasıyla başladı. Borcun ödenmesinde yaşanan aksaklıklar üzerine ilgili banka, vatandaşın emekli aylığının tamamını kesmeye başladı. Bu kesinti uygulaması, 2016 yılında söz konusu kişinin yöneticilik yaptığı şirketin ticari nitelikteki kredisi sebebiyle de kesintisiz devam ettirildi. Yaşanan süreçte 2018 yılına gelindiğinde yapılan resmi itirazlar neticesinde kesintiler durduruldu ve aylık tutar yeniden hesaba aktarıldı. Ancak geçmiş dönemde yapılan kesintilerin haksız olduğunu düşünen vatandaş, yasal sınırların çiğnendiğini belirterek geriye dönük iade talebiyle yargı yolunu seçti.

FİNANS KURUMUNUN SÖZLEŞME SAVUNMASI

Açılan davada savunma pozisyonunda yer alan banka, kullandırılan finansman desteğinin sıradan bir tüketici kredisinden farklı olarak ticari kredi vasfı taşıdığını ileri sürdü. Banka avukatları, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde oldukça açık hükümler bulunduğunu mahkemeye sundu. Bu maddeler uyarınca müşterinin banka bünyesindeki tüm mevduatları, bloke hesapları ve emekli maaşı üzerinde finans kurumunun takas, mahsup ve hapis hakkına sahip olduğu belirtildi. Finans kurumu yetkilileri, hesaptan yapılan tahsilat işlemlerinin doğrudan müşterinin kendi rızası ve verdiği yazılı talimatlar doğrultusunda hayata geçirildiğini savundu.

YEREL MAHKEMENİN TÜKETİCİ YANINDAKİ HÜKMÜ

Davanın ilk aşamasında dosyayı ele alan Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, konuyu uzman bilirkişi heyetine devretti. Bilirkişi raporlarında yer alan verileri inceleyen yerel mahkeme, kanunların çizdiği yüzde 25'lik kesinti sınırının aşılmasını hukuka aykırı buldu. Vatandaşın mağduriyetine hak veren mahkeme, yasal sınırı aşan geçmiş dönem kesintilerinin vatandaşa iade edilmesine hükmetti. Bu karar üzerine pes etmeyen banka yönetimi, yerel mahkeme hükmünü bir üst yargı merciine taşıyarak istinaf başvurusunda bulundu.

ÜST MAHKEMEDEN MİLYONLARI İLGİLENDİREN GERİ DÖNÜŞ

İtiraz başvurusunu masaya yatıran Adana Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını iptal ederek tamamen farklı bir yasal sonuca vardı. Bankanın sözleşmeden doğan alacak haklarını hukuka uygun bulan istinaf heyeti, emekli vatandaşlar için emsal teşkil edecek kesin bir karara imza attı. Mahkemenin nihai karar gerekçesinde aynen şu ifadelere yer verildi:

“Müşterinin banka nezdindeki mevduat hesabından ihbarda bulunulmadan mahsup yapılabileceğinin düzenlendiği, ayrıca davacının kredi bedelinin emekli maaş hesabı ile diğer tüm hesaplarından ödenmesi için kesinti yapılabilmesine yönelik talimat verdiği görülmüştür. Hesap ekstresinden de bu talimata uygun kesintilerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının emekli hesabından yapılan ticari krediye ilişkin kesintiler genel kredi sözleşmesi hükümlerine, bireysel krediye ilişkin kesintiler ise bireysel kredi sözleşmesi hükümlerine uygundur.”

EVRAKLARDAKİ KÜÇÜK YAZILARIN BÜYÜK ETKİSİ

Verilen bu kesin yargı kararı, yasal mevzuatta bulunan dörtte bir oranındaki maaş haczi korumasının, bankayla imzalanan özel sözleşme maddeleri ve muvafakatnameler ile esnetilebileceğini açıkça gösterdi. Banka dokümanlarında yer alan geniş yetkilendirmeler, finansal kuruluşların önceden bir bildirim yapma zorunluluğu olmaksızın hesap bakiyelerine müdahale etmesine yasal zemin hazırlıyor. Yaşanan bu hukuki gelişme, kredi kullanımı esnasında imza atan vatandaşların, taahhüt ettikleri maddelerin gelecekte ne tür finansal sonuçlar doğurabileceğini tam anlamıyla kavramaları gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.