Türkiye'nin bir dönemine damga vuran ve uzun süredir aydınlatılmayı bekleyen faili meçhul olaylardan biri olan Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur cinayeti, güvenlik güçlerinin titiz çalışmasıyla yeniden gündeme taşındı. İstanbul Şişli'de evinin kapısında uğradığı saldırı sonucu yaşamdan koparılan ünlü dansçının tozlu raflardaki dosyası, polis ekiplerinin derinlemesine incelemeleri sonucunda yeni bir boyut kazandı. Yıllarca karanlıkta kalan bu olayın ardındaki sırlar, düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gün yüzüne çıkmaya başladı. Sadece İstanbul'da değil, Antalya'da da yıllar önce işlenen bir başka cinayetin failleri teknolojik takipler sayesinde belirlendi. Faili meçhul dosyaların üst üste çözülmesi, adalet arayışındaki umutları tazeledi.

Buca Belediyesi'ne Büyük Operasyon: İki Başkan ve Çok Sayıda Kişi Gözaltında
Buca Belediyesi'ne Büyük Operasyon: İki Başkan ve Çok Sayıda Kişi Gözaltında
İçeriği Görüntüle

ON YILLIK SIR PERDESİ ARALANIYOR

Doksanlı yılların efsanevi oryantal dans grubu Mezdeke'nin tanınan yüzlerinden Aynur Kanbur, 26 Mart 2016 tarihinde çöp atmak maksadıyla evinin kapısını açtığı esnada korkunç bir saldırının hedefi oldu. Şişli'de yaşanan bu acı olayda, kırk dokuz yaşındaki dansçıya peş peşe ateş edildi. Vücuduna ve yüzüne isabet eden altı kurşun nedeniyle Kanbur olay yerinde hayatını kaybetti. Cinayetin ardından bölgedeki bir güvenlik kamerasından elde edilen katil zanlısına ait görüntüler, yerel ve yabancı uzman ekiplerce günlerce incelenmesine karşın şahsı adalete teslim etmeye yetmedi.

AYNI SOKAKTA DİKKAT ÇEKEN TESADÜF

Kanbur'un hayatını kaybettiği Narçiçeği Sokak, aslında bir başka acı olaya daha ev sahipliği yapmıştı. Aynı sokak, genç yaşta hayattan koparılan Çağla Tuğaltay'ın da katledildiği adres olarak polis kayıtlarına geçmişti. İki farklı cinayetin aynı noktada işlenmesi ve faillerinin uzun süre bulunamaması kamuoyunda derin bir merak uyandırdı. Aradan geçen on koca yıla rağmen her iki olayın da nedeni ve failleri bir türlü anlaşılamadı.

YENİDEN İNCELENEN DOSYADA ÜÇ GÖZALTI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, rafa kaldırılan dosyayı titizlikle yeniden ele aldı. Yapılan kapsamlı çalışmalar neticesinde, cinayeti bizzat işlediği düşünülen B.G. ile olayın azmettiricileri oldukları değerlendirilen F.K. ve S.K. isimli şahısların izine ulaşıldı. Sabah saatlerinde düğmeye basan ekiplerin gerçekleştirdiği başarılı operasyonla her üç şüpheli de gözaltına alınarak sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

ANTALYA'DAKİ VAHŞET CEZASIZ KALMADI

İstanbul'daki bu gelişmenin yanı sıra Antalya'nın Kepez ilçesinden de benzer bir aydınlatma haberi geldi. 25 Kasım 2014 tarihinde kesici aletle öldürüldükten sonra cansız bedeni yakılan Şeref Kocabıyık cinayeti çözüme kavuşturuldu. Cinayet dosyasının yeniden açılmasıyla birlikte, maktule ait kayıp cep telefonunun olay sonrasında kullanıldığı belirlendi. HTS ve baz istasyonu kayıtlarının detaylı analizleri sonucunda elde edilen veriler ışığında, cinayete yardım ettikleri saptanan dört kişi eş zamanlı baskınlarla yakalandı.

ADALET BAKANLIĞINDAN KARARLILIK VURGUSU

Üst üste çözülen faili meçhul dosyalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, emniyet ve yargı mensuplarının özverili çalışmalarına işaret ederek adaletin er ya da geç tecelli edeceğini vurguladı. İlgili kurumlara teşekkürlerini ileten Gürlek, süreçteki kararlılığı şu sözlerle ifade etti:

“Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, suçlunun cezasız kalmayacağını bu iki soruşturmayla bir kez daha görülmüştür."

Cinayetlerin çözülmesinde pay sahibi olan İstanbul ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılıklarına, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ile Emniyet ve Jandarma ekiplerine şükranlarını sunan Gürlek, açıklamalarını şu net ifadelerle tamamladı:

"Vatandaşlarımız müsterih olsun; tek bir faili meçhul dosya kalmayana dek adalet mücadelemiz kesintisiz sürecektir.”