Türkiye’de atık yağ yönetimi için yeni bir dönem başladı. Artık evlerde bitkisel atık yağların lavaboya, kanalizasyona, denize veya toprağa dökülmesi yasaklandı. Düzenleme, çevre kirliliğini önlemeyi ve atık yağların enerjiye dönüştürülmesini amaçlıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, atık yağ yönetiminde kritik bir adım attı.
Lavaboya Atık Yağ Dökülmesi Kesinlikle Yasak
Yeni düzenlemeye göre bitkisel atık yağlar:
-
Lavaboya
-
Kanalizasyona
-
Denize
-
Toprağa
-
Herhangi bir alıcı ortama
dökülemeyecek. Ev sahipleri, kullanılmış kızartma yağlarını ve yemeklik yağ artıklarını belirlenen toplama noktalarına teslim etmek zorunda olacak.

Belediyeler ve Marketlerin Rolü
Belediyeler:
-
Hanelerden atık yağ toplamak için sistem kuracak
-
Toplama noktaları ve mobil merkezler oluşturacak
Marketler ve satış noktaları:
-
Vatandaşlardan sızdırmaz kaplarda getirilen atık yağları kabul edecek
-
Bu yağları lisanslı tesislere teslim edecek
Ayrıca tüm bitkisel yağ ambalajlarında “Kullanılmış yağları lavaboya dökmeyiniz” uyarısı yer alacak.
Atık Yağlar Biyoyakıt ve Sürdürülebilir Yakıta Dönüşecek
Toplanan atık yağlar yalnızca:
-
Lisanslı biyorafinerilere
-
Bitkisel atık yağ transfer noktalarına
gönderilecek. Bu yağlar biyodizel ve sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretiminde kullanılacak.
Düzenlemeye göre atık yağların:
-
Akaryakıta izinsiz karıştırılması
-
Gıda üretiminde kullanılması
-
Yem veya kozmetik sektörüne verilmesi
kesinlikle yasaklandı. Restoran, otel ve yemek fabrikaları ise “bitkisel atık yağ üreticisi” olarak tanımlanacak.
Çevresel Etki: 1 Litre Yağ = 1 Milyon Litre Su
Araştırmalar, atık yağların çevreye etkisini net şekilde gösteriyor:
-
1 litre atık yağ, 1 milyon litre içme suyunu kirletebiliyor
-
Bu miktar, yaklaşık 15 kişinin yıllık su ihtiyacına eşdeğer
-
Evsel su kirliliğinin %25’i atık yağlardan kaynaklanıyor
Yeni düzenleme, çevre koruma açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yeni Düzenlemenin Beklentileri
Uzmanlar, bu düzenleme ile:
-
Su kaynaklarının korunmasının hızlanacağını
-
Geri dönüşüm oranının artacağını
-
Enerji üretiminde yerli kaynak kullanımının güçleneceğini
-
Sıfır Atık hedeflerine ulaşma sürecinin hızlanacağını
vurguluyor. Uzun vadede sistemin Türkiye’nin sürdürülebilir çevre politikalarına önemli katkı sağlaması bekleniyor.




