Gündem

Diyanet’ten Sanal Bahis ve Kumar Uyarısı: “Elde Edilen Kazanç Haramdır”

Diyanet İşleri Başkanlığı, sanal bahis, kumar ve şans oyunlarından elde edilen kazancın İslam’a göre haram olduğunu vurguladı. Dijital platformlarda yaygınlaşan bahis içeriklerinin özellikle gençleri hedef aldığına dikkat çekildi.

AA muhabirine konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İhsan Çapcıoğlu, İslam’da kazancın meşru ve emekle elde edilmesi gerektiğini belirtti. Haksız kazancın dinen yasak olduğunu ifade eden Çapcıoğlu, kumarın doğası gereği bir tarafın kaybı üzerine kurulu olduğunu söyledi.

“Sanal bahis yoluyla elde edilen kazanç haramdır” diyen Çapcıoğlu, bu tür faaliyetlerin hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi mağduriyetlere yol açtığını kaydetti. Ailelerin dağıldığını, bireylerin işlerini kaybedebildiğini ve ruh sağlığının olumsuz etkilendiğini vurguladı.

Dijitalleşme Yeni Riskler Getiriyor

Gerçek dünya ile sanal dünya arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğini belirten Çapcıoğlu, ticari kaygılarla hazırlanan içeriklerin gençleri hedef aldığını söyledi. Yapılan araştırmalara göre gençlerin önemli bir bölümünün sanal bahis içeriklerine maruz kaldığına dikkat çekti.

Geçtiğimiz yıl düzenlenen 7. Din Şurası’nda “Dijitalleşen Dünyada Diyanet Hizmetleri” başlığının ele alındığını hatırlatan Çapcıoğlu, yapay zekâ uzmanlarından iletişimcilere kadar farklı disiplinlerden katılımcılarla dijitalleşmenin etkilerinin değerlendirildiğini aktardı.

“Davranışsal Bağımlılık” Uyarısı

Sanal bahis bağımlılığının Dünya Sağlık Örgütü tarafından davranışsal bağımlılıklar kategorisinde değerlendirildiğini belirten Çapcıoğlu, bunun bireyin hayatını sağlıklı şekilde sürdürmesine ciddi engel oluşturduğunu ifade etti.

Diyanet’in vaaz ve cuma hutbelerinde konuyu sıkça gündeme getirdiğini, radyo ve televizyon programlarıyla bilinçlendirme çalışmaları yürüttüğünü belirten Çapcıoğlu, bu kapsamda Yeşilay ile iş birliği yapıldığını da sözlerine ekledi.

Toplumsal Sorumluluk Vurgusu

Çapcıoğlu, sanal bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca bireysel değil, kamudan özel sektöre kadar tüm kesimlerin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek toplumsal bilinçlenmenin önemine dikkat çekti.